6 Aralık 2012 Perşembe

Seninki uslu,sen sus

 
   Uslu çocuk annesi olmak da zor arkadaşlar,en başta annem susturuyor azıcık söylensem ''ay kızım sen Can'a çocuk mu diyorsun'' diyerek.Tamam arkadaşım çocuk uslu,şansımıza,belki de şanstan değil,biz sakindik,canın hep rutini oldu bizde ona bağlı kaldık,hiç endişelenmedi,gerileceği ortamlara girmedi ondan oldu,bilmiyorum,bu uzun bir olay.

  Ama bende çocuk bakıyorum evet,o acıkmadan 3 ana öğün,3 ara öğün şeklinde besliyorum,henüz beni dinlerken sağlıklı beslenmesi için çaba harcıyorum,mfakta ciddi mesai harcıyorum.Can 12 de uyuduğu için 12-13,13:30 arası evde olmaya çalışıyorum,yatağında uyumasını ve uykusunu almasını (küçükken bebek arabasında uyuyordu artık sığmıyor:)),günlük oyun,hamur,resim,dans saatlerini kendimce düzenliyorum.Rutini bildiği için gerilmiyor,tahmin ediyor önceden ne yapacağını.Tracy abla(tracy hogg)lohusalığımda beni bunalımlardan bunalımlara sürüklemiş olsa da şu anda hak veriyorum kendisine.

   Doğru mu yapıyorum,hiç bilmiyorum,belki de bir obsesif yetiştiriyorum,belki de kendi çocuğum için doğrusunu yapıyorum,belki de kendi rahatım için.Ama ben bunu yapıyorum:)


   Bu arada 2 yaş gerçekten bir dönüm noktası,konuşuyor,yemeğini yiyor,giyiniyor,gerçekten birey oluyor.Bu dönemde başkaldırmalar da başlıyor haliyle,aralarda kavgalarımız,yalandan ağlama krizleri oluyor,ama inşallah bu aşamayı da atlarız beraber.


5 Aralık 2012 Çarşamba

Anne Feryadına Gel

   Merhabalar efendim,eskiden,yaklaşık 3 sene önce bir blogum vardı,sonra kocam bıdıbıdı etti,başka etkenler oldu bende bir anda siliverdim onu.Bugün canım öyle sıkkın ki yazayım tekrar içimi dökeyim bari dedim.Yalnız bir şartım var cantrikota bahsetmiyeceğiz bu durumdan.

   Beni biliyorsunuz az çok twitterdan arada isyan ediyorum,bugün de o günlerden.Yeni bir iş yapmaya çalışıyorum,ama çok zor.Sevgili @birkızbiroglan demişti eskiden dikenli tellerin arkasından iş yapmaya çalışıyorsun diye hah işte aynen öyle.Oğlum,canım,kalbimin yarısı,her şeyim onu çok çok seviyorum  ama bazen zor işte.Sebep oğlum mu onu da bilmiyorum ya.Bütün mesaim onun,2 senedir elim,kolum,vücuduun bir uzvu gibi.Bu aralar işlerim var,internet sitesi için @deryadivrikli ile buluşmam lazım mesela,mal almak için yer araştırmam lazım,ilk balyada öyle bir kazık yemişim ki sormayın gitsin,haydi her şeyi bırakın paket kağıdı almam lazım mesela.Ama yok efendim çocukla bu işleri becerebilecek kuvvette biri değilim.Ayrıca saçma da buluyorum kendi özel işlerim için çocuğu sıkılacağı ortamlara sürüklemeyi,bu sebeptendir ki avm ziyaretlerimiz ,arkadaş görüşmelerimiz minimumdadır.Zaten bir ömür istemediği yerlerde olacak bari ben sürüklemiyim.

   Sevgili eşim,canım kocam,oğlumdan sonraki evimizin direği ise biraz rahattır,amannnn o da olur,bu da olur modudndadır bana gelince,iş yapmamı saçma bulur,küçük iş der her işe.Destektir normal hayatımızda,çocuğumuzu büyütürken ama söz konusu iş oldu mu yan çizer nedense.Mesela geçen akşam geldi,ben resim eklemişim ig a,sipariş almışım bir hevesle paket yapıyorum,gördü suratı değişti,neler uğraşıyorsun diye bir bakış attı,üstten süzerek.Bu arada kocama hala sorduklarında Özge bankacıydı çocuk olduğunda bıraktı der,ev hanımı demeye hala çekinir soranlara.

   Ama ben çalışmaya alışmışım,benim annem hala çalışıyor,ve bir şeyler yapmak istiyorum,anneyim ama özge de olmak istiyorum.Çok sevdiğim bir oyuna gitmek istiyorum,kocamla sevgili olmak istiyorum,arkadaşlarımla kahve içip kıkır kıkır gülmek istiyorum,üretmek istiyorum,ve evet kendi paramı kazanmak istiyorum.Daha üniversite bitmeden çalışmaya başlamıştım ben,çağrı merkezinde,gece vardiyasında tek de kaldım koca bankada,şubede ayaklarım şişene kadar müşteri de kovaladım topukluların üstünde.tatmin edici bir konumda bıraktım bankayı.Ailemden böyle gördüm,babacığımın emekli maaşını alırdım işe girdiğimde eğer işi bırakırsan maaşı unut demişti mesela bana.

   Diyeceğim o ki tamam anneyim,gözümün nuru,her şeyim,oğlum,ama ben neredeyim,kendimi kaybettim,bulamıyorum...